Yazar hakkında

Ali Rıza Arıcan

Ali Rıza Arıcan

Ali Rıza Arıcan, 1977’de İstanbul’da doğdu. Boğaziçi Üniversitesi Matematik Öğretmenliği bölümünü bitirdi. University of Leicester’da Aktüerya Bilimleri üzerine yüksek lisans yaptı. 2000-2006 yılları arasında Tayland’da, 2006-2012 yılları arasında Vietnam’da matematik ve istatistik öğretmenliği yaptı. 2012 yılında Türkiye’ye geldi. İstanbul’da özel bir okulda bir yıl çalıştıktan sonra Doğu Asya’nın yeni bir çağrısına kulak verip Çin’e taşındı. Şu anda Jiangsu eyaletine bağlı Çanco adlı bir şehirde İstatistik ve Calculus öğretiyor. Yazmaya 2001 yılında başladı. İlk yapıtları İmece, Borges Defteri ve Anafilya gibi sanal dergilerde yayınlandı. İlk öykü kitabı 2007 yılında “Pasifik Öyküleri” adıyla yayınlandı. Bunu 2009 yılında yayınlanan “Motosiklet Üzerinde Aşk” ve 2011 yılında İngilizce olarak yayınlanan “The Bicycle” izledi. Dördüncü öykü kitabı yayınlanmayı beklemektedir. Son bir yıldır ilk romanı üzerinde çalışmaktadır. İletişim adresi: riza.arican@cinhh.com

İlgili Yazılar

Bir Yorum

  1. 1

    Gökhan Kablan

    Öğrenilen bilgiden bir sonuca varılamadığı sürece mükemmelliyet veya iyi olma durumlarından bahsetmek imkansız diye düşünüyorum. Sınavlarda ölçüt olarak öğrenmiş olup olmadığımız sorgulanıyor. Şu an kpss hazırlığında bulunan ben, nerede hangi dağın olduğunu ezberlemekle vakit geçiriyorum. Üstelik ben şehir plancısıyım. Yani geçmişte içinde bulunduğum planlama çalışmalarında hangi dağın nerede olduğu beni ilgilendirirdi ama bunu ezberlemek zorunda kalmazdım. Çalışılacak alan için oturur araştırma yapar ve ne varsa öğrenirdim. Aynı durum tarih, vatandaşlık dersleri için de geçerli. Diğer taraftan en ezberlenmeyecek olarak gördüğüm ve yapabilmenin tek yolu mantığını anlamak dediğim ders matematikte bile arkadaşlarımın soru ezberlediğini görüyorum. Bana soru sorulduğunda mantığını anlatıyorum fakat bunları boşver, bize kısayolu göster geç diyorlar.
    Sanırım bu durum eğitimin öğrenme isteğinden çok işe yarayacağı kadarını öğreneyim bana yeter durumuna dönüşmüş durumda. İnsanlara da kızamıyorum çünkü yapacağımız meslek ile çok alakasız konular üzerinden bir sınava tabi tutuluyoruz. Orada da durumun aynı olduğunu anlamış oldum yazıyla.
    Bilim öğrenmenin en temel dürtüsünü merak olarak görüyorum. Merak ettiği şeyin sonucuna ulaşmak isteyen insan bunun yolu matematikten geçiyorsa matematik öğrenir, coğrafyadan geçiyorsa coğrafyayı da öğrenir. Ama biz toplum olarak yalnızca öğrenmemiz gerektiğini öğreniyoruz. Niye öğrenmemiz gerektiğini ise düşünmüyoruz.

    Yanıt

Bir Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

© 2015 Çin Hakkında Her Şey